11 Haziran, 2011

çay

saçlarımın mavisi ol istiyorum,derin.
çay bardağımdaki dudak payım ol.
bergamot payı.
biraz olsun soğusun diye üflerim ya çayı,
uzun uzun yürü dudaklarımdaki o çizgilerde.

sen düşünüyor musun ne olur bu sıcakta bu fesleğenlerin hali diye,
düşünmüyorsun değil mi

gözlerin konuşuyor
konuşmayan çaydanlığın yerine,
biraz kelime mi demlesek?

17 Mayıs, 2011

tren

içimdeki seferler hep sana doğru.
ben.
biniyorum bir vagona,
mola vermeden varıyorum sana.

yas.

yas'tığımı kaybettim.

seninkiyle uyuyabilir miyim?

üşüdüm

gökyüzünden yüzüne 'gök' indiriyorum,
yüzüme sarıl,
üşümesin.

azıcık?

uykunu kokluyorum,
kirpiklerin gibi tıpkı
toz kokuyorlar.
raftaki kitapların kokusu da var biraz.
biraz ada esintisi,
-boynunda.
mavi uyku uyuyalım mı azıcık?

n

konuşmak istemiştim saatlerce
ya da yazmak sayfalara
kelimeleri bir araya getirip
inciler kurmak.
biraz içten
utangaç
benden.
çok bişey değildi aslında
anlatmak içimdeki kelebeklerin rengini
gökkuşağının bile bilmediklerini.

ben en son nefes alırken yazmıştım
bugün de nefes aldım
ve ben
yine yazıyorum.