her gün şiir..her yer şiir olsun...korkunca çağır şiir gelsin...kapı çaldı mı şiir içeri girsin...şiirleri sulayalım her sabah..şiir serelim masaya,üstünde yemek yiyelim...başımızı her gece şiire koyalım,şiir uyuyalım...
01 Temmuz, 2010
30 Mayıs, 2010
ağız kokusu
bak uyandım ben/çarşaf kırmızı ve ıslak/ve kırışmış/odamı da topladım
/saçlarımla uğraşıyorum/bi kesiyorum
/bi yalıyorum/dudaklarım kırmızı oluyor
/çürüyor muyum?/oda loş
/bu sabah da yok/ 'soğuk, üflüyor pencerenin altından
/ben hala üşümedim/ben çok uyandım
/uyandım çoktan/amma velakin
/alarm hala uyuyor
/ben ispanyolca konuşuyorum/yastık bile beni dinliyor
neler diyorum acaba?
/peki ya sen!/neden bacakların
/ısıtmıyor benimkileri.
15 Eylül Salı 08.51
/saçlarımla uğraşıyorum/bi kesiyorum
/bi yalıyorum/dudaklarım kırmızı oluyor
/çürüyor muyum?/oda loş
/bu sabah da yok/ 'soğuk, üflüyor pencerenin altından
/ben hala üşümedim/ben çok uyandım
/uyandım çoktan/amma velakin
/alarm hala uyuyor
/ben ispanyolca konuşuyorum/yastık bile beni dinliyor
neler diyorum acaba?
/peki ya sen!/neden bacakların
/ısıtmıyor benimkileri.
15 Eylül Salı 08.51
13 Eylül, 2009
çok uzaklardayım.ölmüş sineklerim ve yığınla kokmuş bulaşığım var.uzağım.taşra kokan sahiplerimin acısı taa içimde.sahiplenmedi beni sahiplerim.bir de sen bu havayı bırakırsan bana,yalnızca bana.gıcık tutar.öksürürüm.gece bakmıyor bana.sönmüş yanan tüm mumlar.rüzgarın işi bu,biliyorum.
ellerin bakmıyor kaç gündür
'uçurtma' uçuramıyoruz
binemiyoruz salıncaklara
olamıyoruz çoluk çocuk
olamıyoruz ceviz oymalı bir baston
ama
toprağa
ama
cenin
ama
mis
02.08.09
mor
uykum hangi bedende bu sabah
hangi renk boyanmış saçlarım
duvarlarım
duvarım
hiç meraklanma!
bi kadınlığın içine sakladım sırları
kapıya koy beni
dokuzda topluyor ya çöpleri ismail abi
beni de koyar bi çöp kovasının
en manzaralı
en ferah
en beyaz köşesine
kibarca atar
belki orda
dolaba konmadığı için
sıcaktan ekşimiş
bir poşet dolusu
patlıcan yemeği bulurum ve arkadaş olurum
seversin ya patlıcan
o yüzden patlıcan
hangi renk boyanmış saçlarım
duvarlarım
duvarım
hiç meraklanma!
bi kadınlığın içine sakladım sırları
kapıya koy beni
dokuzda topluyor ya çöpleri ismail abi
beni de koyar bi çöp kovasının
en manzaralı
en ferah
en beyaz köşesine
kibarca atar
belki orda
dolaba konmadığı için
sıcaktan ekşimiş
bir poşet dolusu
patlıcan yemeği bulurum ve arkadaş olurum
seversin ya patlıcan
o yüzden patlıcan
yaşanmamış yaz
yarım kalan bir yaz gibi
yarım
eksik
tamamlarız biz
belki kaldırım sohbetlerinde
hüzün koksa da biraz
tren yolculuğu tadında
bilirim
duyarım
yine severim
beş duyumla
senliği severim taa en başından
güzel bir günaydınla
bir fincan kahveyle
rıhtımın ,yüze çarpan öksüz tokadı gibi
sahnede
her şeyden arınmış
kendi ayakları üstüne basan bir nota
bir replik gibi
kimse konuşmasın artık
yüzüme ışıklar vururken
yarım kalan yaz'ım var benim
loş ışıklı bir kafede kalan
yarım
eksik
onu tamamlayacağım
okul koridorlarında
elimde notalarım
koşuşturmaca
bir sebebi varsa su içmemin
eksikliğimdendir
yaşayamadım kavak ağacının gölgesinde bulduğum
sol anahtarımı
yaşayamadı ki haziran renginde en yeşile çalan maviyi
yazı yazdığımız bir anda
yaz'ı yaşadığımız gözlerle
öyle güzel ki onlar
kadife
varlıkta da yoklukta da
azad edeceğim onları
bakışlarımızı.
başladığımız
sonunu getiremediğimizden
ne yaz yaşamışız ama
soğuk
karlı
çetin
dibine kadar batmışız en derinine
boşuna denmemiş üşüyen bir demet lavanta diye
öyle yarım bir yaz ki
kızım'ız da terketti gitti
ne kedi kaldı
ne aşk
daha 'yaz' var yaşanacak.
07'yazı
yarım
eksik
tamamlarız biz
belki kaldırım sohbetlerinde
hüzün koksa da biraz
tren yolculuğu tadında
bilirim
duyarım
yine severim
beş duyumla
senliği severim taa en başından
güzel bir günaydınla
bir fincan kahveyle
rıhtımın ,yüze çarpan öksüz tokadı gibi
sahnede
her şeyden arınmış
kendi ayakları üstüne basan bir nota
bir replik gibi
kimse konuşmasın artık
yüzüme ışıklar vururken
yarım kalan yaz'ım var benim
loş ışıklı bir kafede kalan
yarım
eksik
onu tamamlayacağım
okul koridorlarında
elimde notalarım
koşuşturmaca
bir sebebi varsa su içmemin
eksikliğimdendir
yaşayamadım kavak ağacının gölgesinde bulduğum
sol anahtarımı
yaşayamadı ki haziran renginde en yeşile çalan maviyi
yazı yazdığımız bir anda
yaz'ı yaşadığımız gözlerle
öyle güzel ki onlar
kadife
varlıkta da yoklukta da
azad edeceğim onları
bakışlarımızı.
başladığımız
sonunu getiremediğimizden
ne yaz yaşamışız ama
soğuk
karlı
çetin
dibine kadar batmışız en derinine
boşuna denmemiş üşüyen bir demet lavanta diye
öyle yarım bir yaz ki
kızım'ız da terketti gitti
ne kedi kaldı
ne aşk
daha 'yaz' var yaşanacak.
07'yazı
anason kokusu
soyunup üzerimden atarım dünyayı
öylece giderim fesleğen kokulu evime
konuşmalar anlamsız
duyamıyorum
parmaklarımda karıncalar
gözlerimden yine hüzün damlıyor
dağıttığım çakıl taşları etrafta
yara bere içinde toparlanmaya çalışan
kaldırım taşlarını sayan
ha bir de
intihar eden silüetlerim var
korku nedir bilmez
ah bu zamansızlık
dinginlik
bebek kokan meyhaneler ,acımasız
acımasız
sürgünüm ben,yalnızlarda
ıslıkla
karnım yüklü
yol ayrımında eski aşklarım
ve tadına varamadığım gözler
bu da yetmez bilirim
bıçkın sohbetler ederim
siyaset masalarında
damağımda sigara tortusu
şimdi biraz da rakı olsa.
07'yazı
öylece giderim fesleğen kokulu evime
konuşmalar anlamsız
duyamıyorum
parmaklarımda karıncalar
gözlerimden yine hüzün damlıyor
dağıttığım çakıl taşları etrafta
yara bere içinde toparlanmaya çalışan
kaldırım taşlarını sayan
ha bir de
intihar eden silüetlerim var
korku nedir bilmez
ah bu zamansızlık
dinginlik
bebek kokan meyhaneler ,acımasız
acımasız
sürgünüm ben,yalnızlarda
ıslıkla
karnım yüklü
yol ayrımında eski aşklarım
ve tadına varamadığım gözler
bu da yetmez bilirim
bıçkın sohbetler ederim
siyaset masalarında
damağımda sigara tortusu
şimdi biraz da rakı olsa.
07'yazı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)